CUMANIZI TEBRİK EDERİZ.

Günün Hadisi: 752

"Kim ki Allah'ı çok zikr eder, Allahü Teâlâ ona mu­habbet eder."
Demek oluyor ki, zikr, gafletin zıddıdır. Yoksa bir köşede oturup da gönlü karanlıkda olduğu hâlde esmâ-i ilâhîden her hangisini birkaç def'a anmak, bu emr-i peygamberîyi yerine getirmek değildir. Zîra hâricde tatbikatı görülmesi îcâbeder.
Meselâ: Hakkın ihsan etmiş olduğu kuvvete nail olan birkimse, Rabbimin bu ihsânının şükrünü nasıl îfa edeyim gaye ve ihlâsiyle; bir âcizin yükünü kaldırsa veya hafifletse; o kimsenin ağzı hiç kıpırdamazsa da kendisi Hakkın yâ Kavî isminin, zâkiridir.
Bütün mahlûk-ı Hudâ'ya karşı kalbi rikkatle çarpsa, evve­lâ cânan, sonra can diye yaşasa, ağzı kıpırdamasa dahi Hak­kın Rahman isminin zâkiridir.
Hakkın ni'metlerini ivazsız, garazsız, düşmüşlere infak et­se; onun bütün hücreleri Rezzâk isminin zâkiridir.
Hulâsa, zikr, böyle tatbikatlı olacakdır. Hem elfâzı ile, hem ma'nâsiyle. Yoksa bir adam bir kenâra çekilse on bin def'a "bal bal" dese ağzı tatlanır mı? Yâhut yirmi bin defa "ekmek" dese karnı doyar mı? Bu da onun gibidir.