CUMANIZI TEBRİK EDERİZ.

Günün Hadisi: 710

Ensâr'ın yeni ihtidâ etmiş olanları, (münâfıkların de­dikodularının te'siri altında kalarak) Mekkelilerin; kendi zararlarına olarak müsaade almalarından alenen şikâyet etmeye başladılar.
Resûl-i Ekrem, Said ibni Ubâde ile onları da'vet etdi ve kendilerine hitâben şu sözleri söyledi: "Ben sizin sözlerinizdeki ma'nâyı anlıyor, Kureyş'e verdiğim atiyyelerden dolayı gayr-ı memnûn olduğunuzu biliyorum. Benim sizi unutduğumu iddiâ ediyorsunuz. Lâkin bana şimdi cevab veriniz: Ben size, siz dalâletde müstağrak oldu­ğunuz hâlde gelmedim mi? Allahü Teâlâ size hidâyet verme­di mi? Ben size geldiğim vakit siz muhtaç değil miydiniz? Si­zi zenginletmedi mi? Aranızda nifak üzere değil mi idiniz?
Kalblerinizi muhabbet ve itâat ile doldurmadı mı?
Resûlüllah cevab bekliyorlardı.
Ensâr:
"Evet çok doğrudur; müstefîd olmakda bulunduğumuz ittifak ve serveti; Allahü Teâlâ ve Resûlüne medyûnuz" dedi­ler.

Resûl-i Ekrem:
"İyi amma siz bana benim istediğim şekilde, bizzat tasdik edeceğim sûretde cevab vermediniz. Şöyle demeliydiniz:
"Siz Medîne'ye hemen sürülmüş bir kâzib gibi geldiniz, biz seni tasdik etdik, senin sâdık olduğuna şehâdet etdik. Sen her şeyden mahrûm bir muhâcir gibi geldin biz seni kabul et­dik. Bir fakir gibi geldin biz senin ihtiyacını tahfif etdik, sana bir melce' verdik."

"Fakat siz bu yolda cevab vermeyi aklınıza getirmediniz ve sizin kalbleriniz îmanda kavî olduğu hâlde, benim onlara; kalblerini kazanmak içün (dünyevî) mükâfat vermeme sükû­netle tahammül edemediniz. Binaen'aleyh diğerleri memle­ketlerine koyunlar, develer götürürlerken, siz Allah'ın peygamberini götürmekden, Onu aranızda görmekten memnun değil misiniz? Evet, Muhammed'in rûhunu elinde tutan hakkı içün sizin aranızda kalacağım. Bütün dünya bir yol ta'kib ede­cek, Medîneliler dahi diğer bir yol ta'kib edecek. Ben Medînelilerin ta'kib edeceği yolu ta'kib edeceğim. Cenâb-ı Hak on­ların evlâd ve ahfâdını ni'metlerinde müstağrak kılsın."

Resûl-i Zişan bu sözleri söylerken, pencere-i Hak gözleri yaşla dolmuşdu. Ensâr:
"Yâ Resûlâllah, bizi afvet biz hakkımızdan memnunuz" diye feryâd etdiler.