Günün Hadisi: 921
Selâsü daavâtin müstecâbetün lâ şekke fîhinne: Da'vetül mazlûmi ve da'vetül müsâfirî ve da'vetül vâlidi alâ veledihî.
"Üç sınıfın duasının kabul olunmasında hiç şek ve şübhe yokdur. Bunlar:
1- Mazlumun duası,
2- Misâfirin duası,
3- Anne ve babanın evlâdı üstüne duâsıdır.
Bunların hayır hususunda dualarını istemeli ve bedduâlarından çok hazer etmelidir."
Hadîs-i şerîfin birinci bâbı hakkında diğer bir hadîs-i şerîfde:
"Mazlum, kâfir dahi olsa âhından sakının. Zîra Rabbisiyle arasında perde yokdur."
Bir diğer hadîs-i şerîfde de:
"Küfrün devâmı olur, fakat zulmün devamı olamaz" buyurulmuşdur.
Filhakika dünyada zulm kadar gadab-ı ilâhîyi tecellî etdiren hiçbir şey yokdur.
Hadîs-i şerîfin ikinci bâbı hakkında da diğer bir hadîs-i şerîfde şöyle buyurulmuşdur:
"Misâfir, Allah misâfiri olur, misâfir olduğu yerin musibetini de, belâsını da beraber alır götürür."
Bütün bu emirler, İslâmiyetde misâfire ne kadar büyük ehemmiyet verildiğini, bunun da muhabbet ve meveddete birer vesile olduğunu gösterir. Yalnız dikkat edilirse "Allah misâfiri" kaydı kondu. Yoksa misâfir gitdiği yeri hâricde tenkide kalkarsa, meselâ, yemekleri şöyle idi, yatakları böyle idi gibi dedikodu yaparsa, pek öyle Tanrı misâfiri olmaz.